7 Mayıs 2012 Pazartesi

BAL KABAKLI KEK...


      Günaydın, iyi haftalar, hepinize mutlu güzel bir hafta diliyorum. Her şey gönlünüzce olur inşallah... Üzerinize afiyet annem hafta sonu biraz rahatsızdı. Annem bal kabağını çok sever. Kardeşim Yıldız'da bize gelirken annem için yaptığı bu bal  kabaklı keki  getirmiş.Çok çok makbule geçti. Misafirlerim de vardı çayın yanında çok güzel afiyetle yendi:))) Teşekkürler canım kardeşim her zamanki gibi hızır gibi yetiştin:))) Bende sizin için fotoğraflayıp tarifini aldım:)))





Malzemelerimiz:
1 su bardağı şeker
2 adet yumurta
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvı yağ
2,5 su bardağı un
2 paket vanilya
2 paket kabartma tozu
2 su bardağı bal kabağı rendelenmiş(çiğ rendelenmiş şekilde hamurumuza ekliyoruz)

Hazırlanışı:

  • İlk önce yumurta ile şekeri mikserle yada tel çırpıcı ile çırpıyoruz.
  • Mikserin uçlarını çıkarıyoruz. Devamında mikseri çalıştırmadan uçlarını kullanarak  elimizle karıştırıyoruz.
  • Sütü sıvı yağı koyup uçlarla karıştırıyoruz.
  • Bal kabağı hariç diğer bütün malzemeleri de koyarak iyice karıştırıyoruz.
  • En son bal kabağını da koyup  karıştırıyoruz..
  • Yağladığımız kalıbımıza döküyoruz. Kalıptan kolay çıkması için yaptığımız işlemleri buradaki önemli not kısmını okuyup uygulayabilirsiniz. 
  • İçine sevgimizi katmayı unutmuyoruz:)))
  • 175-180 derece ayarladığımız fırınımızda yaklaşık 45-50 dakika pişiriyoruz.
  • Fırından çıkar çıkmaz servis tabağımıza kekimizi ters çeviriyoruz.

Afiyet olsun. Sevgiler...

5 Mayıs 2012 Cumartesi

ÖDÜLÜM VAR...


Yine ödül aldım:))) ...Sevgili anneanne'nin emekleri sağ olsun beni  ödüle layık görmüş. Kendisine çok çok teşekkür ediyorum.



Bende bu ödülü beni izleyen tüm blog arkadaşlarıma gönderiyorum. Sevgiler....

4 Mayıs 2012 Cuma

EYÜP SULTAN ZİYARETİ...

     Merhaba, herkese hayırlı cumalar. Allah bütün dualarınızı(mızı) kabul eder inşallah.. Geçen haftalarda ailecek  uzun zamandır planladığımız, ama her seferinde bir mani çıktığı için gidemediğimiz Eyüp Sultan ziyaretimizi yapabildik. Cuma günü olduğu için çok kalabalıktı, ama yinede çok güzeldi.. Çok farklı bir atmosferi var, nasıl anlatacağımı bilemiyorum, huzur mu desem maneviyat mı desem tam doğru cümleyi bulamıyorum. Bildiğim tek şey oradayken dünyanın sorunlarından uzaklaştığım.
     Biraz Eyüp Sultan'ın kim olduğundan bahsedelim bilmeyen dostlarımız için . Ebu Eyyüb el-Ensari asıl adı Halid Bin Zeyd olup Medineli ilk müslümanlardan ve seçkin sahabilerden biridir. Peygamber Efendimiz 622 yılında Mekke'den Medine'ye hicet ettiği zaman, evi yapılana kadar 7 ay onun evinde misafir  kalmıştır. Peygamber Efendimiz hayatta bulunduğu sürece yanından hiç ayrılmamıştır. Peygamber efendimizin vahiy katipliğini yapmıştır.
   Peygamber Efendimiz'le birlikte Bedir, Uhud ,Hendek savaşlarına katılmış. Hayber'in Mekke'nin ve Taif'in fethinde bulunmuştur. Bu savaşlar sırasında zaman zaman Peygamber Efendimiz'in korumalığını yapmıştır. Peygamber Efendimiz'in vefatından sonraki devirlerde Suriye,Filistin,Mısır ve Kıbrıs'ı fetheden orduda yer almıştır.
   669 yılında 80 küsür yaşında iken İslam ordusu ile beraber İstanbul seferine katılmış ve kuşatma esnasında şehit düşerek buraya defnedilmiştir. Kabri Fatih Sultan Mehmet'in 1453 yılında İstanbul'u fethetmesinden sonra Hocası Akşemsettin tarafından keşfedilmiş ve üzerine türbe yaptırılmıştır. Fatih Sultan Mehmet türbeyi yaptırdıktan 5 yıl sonra 1458 tarihinde Eyüp Sultan Camiini yaptırıp ibedete açmıştır.


Eyüp Sultan'a kadar gelip dua etmeden namaz kılmadan dönmek olmazdı. Namaz saatine kadar çarşısını meydanını gezdik. Çok renkli ve ilginç şeylerin olduğu bir çarşısı var .Giderseniz bir görün derim.

        
                                 Ortasında bu güzel fiskiyenin olduğu çok güzel bir meydanı var..
                                                                        Caminin meydandan görünüşü...

Namaz saati yaklaştı içeri girelim dedik ama nerede!!!. Herkes erkenden yerini tutmuş biz bunu bilmediğimiz için içeri giremedik. Allah kabul ederse dışarıda serilen hasırlar üzerinde namazımızı kılabildik. Buraya kadar geldik caminin içini türbeyi göremeden mi gideceğiz. Bekleyelim dedik yaklaşık bir 45 dakika sürdü insanların içeriyi boşaltması. Hayatımda hiç bu kadar insanı bir arada görmemiştim. Buda benim için farklı bir tecrübe oldu. Ama beklediğimize değdi caminin güzelliğini görünce..


                                                                        Caminin ön avlusu...
Caminin ana giriş kapısı...
Caminin muhteşem içi....
 


Türbeye giremedik maalesef içeride tadilat varmış. Allah kabul ederse dışarıdan yaptık dualarımızı. Caminin avlusunda kocaman bir çınar ağacı var. Resmini çekmeye çalıştım.
Eyüp Sultan Camii'ni  ziyaret ettikten sonra Caminin hemen aşağısında olan Bahriye Nazırı Hüsnü Paşa'nın ailesiyle birlikte yattığı türbesinide ziyaret ettik

En son olarak da  Osmanlı padişahlarının otuz beşincisi ve İslam halifelerinin yüzüncüsü Sultan Mehmet Reşat Han Türbesini ziyaret ettik
Aslında Eyüp'e her geldiğimizde yaptığımız, Pierro loti de Haliç manzarası eşliğinde çay içme planlarımızda vardı. Ama maalesef yeğenlerimin okuldan çıkış saati yaklaşıyordu , bizim gidecek uzun aşılacak köprü trafiğimiz vardı. Çay keyfimizi başka bir zamana erteleyip yolumuza koyulduk. Sevgiler....

3 Mayıs 2012 Perşembe

YANARDAĞ PASTA....

        Günaydın, birazdan size yapması çok mu çok basit, görüntüsü muhteşem tadı da enfes bir pasta tarifim var. Biraz  abarttım mı acaba!!! Sizde gördüğünüzde bana hak vereceksiniz.
Tarif  sevgili kuzenim Dilek'e ait. Bu pastayı kendi elleriyle sizin için yaptı:)) Ben sadece fotoğrafladım. Canım çok çok teşekkür ediyorum. Ellerine sağlık. Başka tariflerini de bekliyorum:)) Şimdi sizi daha fazla meraklandırmadan başlayayım:))
Ayrıca bu tarifi   porselen demlik etkinliğinin ev sahibesi sevgili arkadaşım Paşasofram 'a gönderiyorum. Kolay gelsin arkadaşım.
                                                        
   
                                                             

Malzemelerimiz:
1 adet kakaolu pandispanya (kakaosuz da olur)
2 poşet krem şanti
1 su bardağı süt
1 su bardağı damla çikolata(yoğun çikolata sevmeyenler yarım bardak koyabilir)
1 paket petit beurre bisküvi(kare bisküvi)
3 adet muz
1 paket meyveli sos ahududu çilekli, pembe paket(arzuya göre çikolata sosu da olabilir)
  
Hazırlanışı

  • İlk önce 1 bardak sütle krem şantimizi mikserle çırparak hazırlıyoruz. 10 dakika kadar buzdolabında bekletiyoruz.
  • Sonra içine bisküvilerimizi küçük küçük kırıyoruz.
  • Muzlarımızı da küçük küçük küp şeklinde kesip içine koyuyoruz.
  • 1 su bardağı damla çikolatayı da koyup güzelce karıştırıyoruz.
  • Daha sonra kekimizin yarısını servis tabağına koyup sütle hafif ıslatıyoruz.
                 Sonra resimde görüldüğü gibi bütün harcı üstüne koyup şekil veriyoruz.

Daha sonra kekin kalan kısmını resimde de görüldüğü gibi üçgen şeklinde parçalara kesiyoruz.
Kekimizin üstüne eşit aralıklarla yapıştırıyoruz.
 
Önceden üzerindeki tarife göre hazırlayıp, pişirip soğuttuğumuz meyveli ahududu çilekli sosu üzerine döküyoruz. İçine sevgimizi katmayı unutmuyoruz. Buz dolabında 1-2 saat beklettikten sonra servis edebilirsiniz.
Afiyet olsun sevgiler....


2 Mayıs 2012 Çarşamba

HAVUÇLU PATATESLİ TOPLAR...

      Merhaba, geçmiş yazılarımda hatırlarsanız bahsetmiştim. Birsen'in misafirleri için Hacer'in yaptığı bu nefis toplardan. Şimdi sıra geldi, tarifini sizinle paylaşmaya. Gelen misafirlerimiz ve biz çok beğendik. Buradan tekrar teşekkür ediyorum sevgili Hacer'e canım benim ellerine sağlık:))
Ayrıca bu tarifi   porselen demlik etkinliğinin ev sahibesi sevgili arkadaşım Paşasofram 'a gönderiyorum. Kolay gelsin arkadaşım.



Malzemelerimiz:
5-6 adet orta boy patates
3 orta boy havuç
2 yemek kaşığı sıvıyağ
1 kase yoğurt
tuz,nane,pulbiber,kekik

Hazırlanışı:
  • Havuçları rendeleyip 2 yemek kaşığı sıvıyağla hafif kavuruyoruz.
  • Patatesleri soyup haşlıyoruz.
  • Haşladıktan sonra süzüp, güzelce eziyoruz.
  • Havuçla beraber karıştırıp tuz ilave ediyoruz.
  • 2 yemek kaşığı yağ ilave edip iyice yoğuruyoruz.
  • İçine sevgimizi katmayı unutmuyoruz.
  • Ceviz büyüklüğünde parçalar alıp yuvarlayıp top haline getirip, servis tabağımıza diziyoruz.
  • Her bir topa yaklaşık 1 yemek kaşığı yoğurt döküyoruz.
  • Üzerlerini nane, kekik ve pul biberle süsleyip, ortalarına kürdan batırıyoruz.

Afiyet olsun. Sevgiler...

1 Mayıs 2012 Salı

ÇOK YÖNLÜ BLOGGER ÖDÜLÜ...





Sevgili  arkadaşım  Ayşe Bir kase lezzet
  bana geldi ve bana bir ödülüm olduğunu bildirdi.
 Versatile Blogger Ödülü. Çok Yönlü Blogger Ödülü.
 Çok teşekkürler  ediyorum kendisine. Bu ödüle beni layık gördüğü için.:)))


Ödülün kuralları var dedi.......
Hadi kuralları uygulamaya başlayalım:)))

1. Siz de 11 arkadaşınıza vereceksiniz bu ödülü.
Kime nasıl vereceğim, kimseyi ayıramam ki ama ben.. Sonunda kendimce bir formül buldum:))). Beni takip eden blog arkadaşlarım ismini tek tek yazıp kura  çektim. İşte şanslı arkadaşlarım..




2. Ödül aldıklarını bloglarına gidip haber vermeniz gerekiyor.
 
Arkadaşlar yazımı tamamlar tamamlamaz geliyorum sizi haberdar etmeye..

 3. Kendimizle ilgili 7 gerçek paylaşıyoruz.

1) Uzun zamandır açmayı düşündüğüm blogumu 2 aydır  hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyorum.

2) Yemek yapmayı mutfakta olmayı,yaptıklarımı sevdiklerimle paylaşmayı çok seviyorum.

3) Seyahat etmeyi değişik yerleri görmeyi.Gittiğim yerlerin kendine özgü lezzetlerini yemeği çok seviyorum.

4) Ailemle sevdiklerimle zaman geçirmeyi çok seviyorum.

5) Sizleri takip etmeyi yazdıklarınızı okumayı çok seviyorum.. Bloğum olmadan öncede bunu yapıyordum. Beni bu kadar kısa sürede aranıza aldığınız için çok teşekkür ediyorum.

6) Günde en az yarım saatimi  kitap okumaya, ayırmaya çalışıyorum. Daha çok yaşanmış hikayelerden olan kitapları okumayı seviyorum.

7)Az daha unutuyordum. Film izlemeyi sinemaya gitmeyi de çok severim. Özellikle tarihi filmleri ve Jane Austen kitaplarından uyarlanan filmleri izlemekten çok hoşlanırım. En çok sevdiğim film Jane Austen aynı adlı kitabımdan uyarlanan Aşk ve gurur filmidir.

4. Size ödül veren kişiye teşekkür edin.
Bir kase lezzet blogunun sahibesi Sevgili Ayşe'ye  çok teşekkür ediyorum.
Ayrıca bu ödülü başlatan Fake Neuron,'na teşekkür ediyorum


5. Versatile Blogger Ödül fotosunu blogunuza ekliyorsunuz

.................................................................................................................................

FIRINDA ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR DOLMASI...

    Merhaba, enginar sever misiniz? Çoğunuzun hayır dediğini duyar gibiyim. Biliyor musunuz ?Bir kişinin yılda en az 50-60 adet enginar yemesi gerekiyormuş. Bende bilmiyordum ama öyleymiş:))  Ama nerede 10 adet yesek amenna :))
Enginar bizim evde pek sevilmiyor. Babam faydalı olduğunu bildiği için ses çıkarmıyor. Annem hele hiç suratına bakmıyor. Ama ben inatla yapmaya devam ediyorum. Her zaman tadı güzel olan şeyleri değil bazende yararlı vitamini bol ürünler yemeliyiz dimi ama :)) Şimdi tam da mevsimi.. Biraz size enginarın faydalarından bahsetmek isterim. Enginar için karaciğerin baş dosttu desek yanlış olmaz herhalde.. Enginar karaciğeri korur. Karaciğer rahatsızlıklarının daha çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Karaciğer ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Böbrek kumlarını döktürür. Sindirimi kolaylaştırır. İdrar söktürür. Kolesterolü düşürür. Kandaki şeker oranını ayarlar. Kalp ve damar  sağlığını da korur. Kısacası çok faydalı bir sebzedir. Tadını sevsek de sevmesek de üzgünüm ama yemeliyiz. Şimdi size yapması çok basit bir enginar dolması tarifim var. Buyurun bakalım.....




Malzemelerimiz:
5 adet soyulmuş hazırlanmış  enginar
1 adet 500 gramlık garnitür(orta boy kavanoz)
2 adet soğan 
1 çay bardağı zeytinyağ(biraz azaltılabilir)
1 tatlı kaşığı şeker 
tuz. 

Hazırlanışı:

  • İlk önce enginarlarımızı  yıkayıp,pişireceğimiz borcama diziyoruz.
  • Diğer tarafta küp küp yemeklik doğradığımız soğanlarımızı 2 yemek kaşığı zeytin yağda kavuruyoruz.
  • Daha sonra üstüne süzdüğümüz garnitürleri, tuzunu  koyup tekrar iki üç dakika kadar karıştırarak kavuruyoruz.
  • Sonra borcama dizdiğimiz enginarların üstlerine eşit miktarda dağıtıyoruz.
  • Diğer tarafta bir kasede bir çay bardağı zeytinyağını 1 tatlı kaşığı şekeri ve arzu ettiğiniz kadar tuzu iyice çatalla çırpıyoruz. Eşit miktarda enginarların üstüne döküyoruz.
  • İçine sevgimizi katmayı unutmuyoruz.
  • En son enginarları geçmeyecek kadar borcama su koyuyoruz.
  • 180 derecede yaklaşık 45 dakika kadar pişiriyoruz.
  • Pişip pişmediğini anlamak için enginarlara çatal batırabiliriz.
Afiyet olsun. Sevgiler....