13 Temmuz 2012 Cuma

HALFETİ ve GAZİANTEP...

   Merhaba, Gap turu kapsamında yaptığımız gezide en son Urfa'yı anlatmıştım. Sıra geldi Halfeti'yi benim gözümden anlatmaya. Açıkçası Halfeti'ye gelmeden  önce neredeyse burayla ilgili hiçbir şey bilmiyordum. İsmine  aşinaydım sadece. Güzel ülkemin her yeri cennet, gittiğim gördüğüm her yerde bunu daha iyi anlıyorum. Halfeti'nin kısaca geçmişinden bahsedelim. Halfeti Urfa'nın bir ilçesi ama Gaziantep'le Urfa'nın arasında sıkışıp kalmış. Halfeti gölü aslında yapay bir göl, yani baraj gölü. Hatırlarsanız daha önce bahsetmiştim, Hasankeyf baraj yapıldıktan sonra sular altında kalacak diye. Halfeti'nin büyük bir kısmı 2000 yılında yapılan Halfeti Birecik barajının su tutmasıyla 45 köyüyle birlikte maalesef sular  altında kalıyor. Buradaki halk önceleri tarımla uğraşıyormuş. Ekip biçtikleri topraklarının çoğu sular altında kalınca, binlerce insan maalesef mağdur olmuş. Tarımdan ümit kesildiği için halk kültür turizmine yönelmiş durumda...
    
               Halfeti'ye sabahın ilk saatlerinde vardık. Halfeti'nin ve baraj gölünün tepeden görünüşü..
     
                                   
                                          Tekneyle baraj gölünü ve çevresini tura çıkıyoruz.
       
              O gün su bulanık olduğu için biz batık köyleri  göremedik. Siz giderseniz belki görebilirsiniz.
       
          Bu elektrik direği sular altında kalan köyün. İlginç olan buradan hala elektrik kullanmaları..
         Günümüze kadar zorda olsa ayakta durmaya  çalışan Rum Kaleyi panaromik olarak görüyoruz.



                             
                  Gördüğünüz gibi caminin sadece minaresi gözüküyor. Kendisi ise sular altında..                                 
                                         Halfeti'nin bu hali hayalet şehir görünümünde...
                  Resimden çok fazla belli olmuyor ama, aslında buralar mağaralar. İnsanlar yüzlerce yıl buralarda yaşamışlar... 
 Halfeti gezimizden sonra, Nesli tüketmek üzere olduğu için ,koruma altına alınan Birecik'teki kelaynak kuşlarını ziyarete ediyoruz. Kelaynakların başında tüy olmaması isminin kelaynak olmasına nedendir. Efsaneye göre Nuh'un gemisi Ağrı dağına oturunca üç çift kuş salıvermiştir. Bu kuşlardan bir çifti de kelaynak kuşlarıdır. Dünyada tek Birecik'te ve Fas'ta bulunan kuşların bir özelliği de tek eşli olmalarıdır. Kelaynak kuşlarının üremelerini sürdürebilmesi için,1977 yılında Orman Genel Müdürlüğü tarafından buraya üreme istasyonu kurulmuştur.

Gezimizin daha sonraki durağı olan Gaziantep'e doğru yol alıyoruz.

İlk olarak Gaziantep Arkeoloji müzesini geziyoruz. İçeride resim çekmek yasak olduğu için fazla bir şey çekemedim:((


         Daha sonra Gaziantep deyince akıla gelen meşhur sedef atölyelerinden birini görüyoruz.
                                                              Taşların işlenmemiş hali....                              
                                                Taşlara makine yardımıyla şekil veriliyor....
                                               İşlenecek desenler için kalıplarla şekiller çiziliyor...      
                                                     El işçiliğiyle desenlere şekil veriliyor...
                                              
                                                 Sonra da taşlar bu şekilde yapıştırılıyor...
                           Sonra bu muhteşem şeyler çıkıyor ortaya. Her bütçeye göre bir şeyler var..









                        Sedef atölyesini de gezdikten sonra Medusa cam eserler müzesini ziyaret ediyoruz.
               
                  Gaziantep kalesi kapalı olduğundan aşağıdan panaromik olarak görüyoruz...

Meşhur bakırcılar çarşısını ve Antep sokaklarını geziyoruz..  (o arada makinemde sorun olduğu için çarşıları maalesef fotoğraflayamadım:(((                             

                                                       Akşam yemeğinde Antep kebabı yiyoruz...

Ertesi gün Kahramanmaraş ve Kayseri'ye doğru yol alacağız...
Devamı var:))))

12 Temmuz 2012 Perşembe

FIRINDA PEYNİRLİ KABAK...

    Merhaba, evde bozulmaya yüz tutmuş kabağım vardı. Ne yapabilirim diye düşünürken bu tarif kendiliğinden çıktı. Bizimkiler  çok beğendi. Bakalım sizler beğenecek misiniz?


Malzemelerimiz:
6 adet orta boy kabak
100-150 gr beyaz peynir
2 yemek kaşığı sıvı yağ
yarım çay bardağı süt
1 su bardağı rendelenmiş kaşar
tuz

Hazırlanışı:

  • İlk önce kabakların  kabuğunu soyuyoruz.
  • Daha sonra üç tanesini ayırıyoruz.
  • Diğerlerini yarım cm genişliğinde kesip borcam tepsimize diziyoruz.
  • Ayırdığımız kabakları rendeliyoruz.
  • Üzerine beyaz peyniri elimizle ezip koyuyoruz.
  • Süt , sıvı yağı ve tuzunu  da koyup karıştırıyoruz. Kabakların üzerini bu harçla kaplıyoruz.
  • En son olarak üzerini rendelenmiş kaşarla kaplıyoruz.
  • 180 derecede 40 dakika kadar üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.


Afiyet olsun. Sevgiler....

10 Temmuz 2012 Salı

TAVŞANLI DOĞUM GÜNÜ PASTASI...

     Merhaba, geçen hafta sonu Kırklareli'inde yaşayan  kardeşim Seher'in kızı benim  sevgili yeğenim Sudenaz'ın doğum günüydü. Tatil için bizdeler. İstanbul'a geldiğinden beri, lütfen teyze bu sene bana doğum günümde Asya'ya yaptığın pastanın aynısından yapar mısın dedi. (daha doğrusu tutturdu:) Bende hele bir doğum günün gelsin bakarız demiştim. Sude bu, hiç unutur mu her gün sağ olsun 10 kere hatırlattı:)) İstanbul'un sıcağında fırınla, ocakla nasıl olacak diye düşünürken. Üstüne bende belimi ağrıtınca, doktorumun da 10 günlük tedavi boyunca  mecbur kalmadıkça eğilip kalkma demesiyle pasta yapmak artık hayaldi... Bunu Sude'ye uygun bir dille anlattık ama pek ikna edici  olmadı..
Doğum gününe bir gün kala kendimi iyi hissedince Sude'ye sürpriz yapmaya karar verdik..
Onu kardeşiyle bahçeye attık, eve geldiğinde mutfağa sokmadık falan .....Derken pastayı zar zor bitirdim...
Doğum günü için bütün kuzenlerine haber verdik...
Bahçede onun için mini bir parti düzenledik. Kısacası onu çok çok mutlu ettik. Bende  Sude'nin kuzenlerini ve pastasını gördüğünde yaşadığı mutluluğu görünce, yorulmama değdiğini anladım..
                           Bunlarda benim birbirinden yaramaz bir birinden tatlımı tatlı  yeğenlerim...




Şimdi diyorsunuzdur, iyi her şey hoş güzelde hani bu pastanın tarifi. Buyurun bakalım:)))

İlk önce pandispanyamızı yani kekimizi yapıyoruz..
Tavşan pasta yapacaksanız bu kekten 2 adet yapmalısınız....

Malzemelerimiz:
6 adet yumurta
6 yemek kaşığı un 
6 yemek kaşığı şeker

Hazırlanışı:
İlk önce cam veya porselen bir kapta yumurta ile şekerimizi yaklaşık 15 dakika kadar mikser yardımıyla çırpıyoruz. Koyu yoğurt kıvamı alana kadar.
Daha sonra unumuzu azar azar ilave edip tahta kaşık yardımıyla hafif hafif yediriyoruz. Çok fazla karıştırmıyoruz ve mikser kesinlikle kullanmıyoruz ki pişerken kekimiz iyi kabarsın...
Yağlanmış  kalıbımıza döküyoruz. Kalıptan kolay çıkması için yaptığımız işlemleri buradaki önemli not kısmını okuyup uygulayabilirsiniz. 
170-180 derece ayarladığımız fırınımızda kapağını hiç açmadan yaklaşık 45-50 dakika kadar pişiriyoruz. Piştiğini anlamak için kürdan batırıyoruz. Kürdan temiz çıkarsa kekimiz pişmiş demektir..
Daha sonra kekimizi kalıptan çıkarıp soğumaya bırakıyoruz...

Ben bunlarla uğraşmak istemiyorum derseniz. Hazır halde satılan pasta tabanıda kullanabilirsiniz..

Kekimizi soğutmaya bıraktık şimdide ara kremasını hazırlayalım:))
İki çeşit krema tarifi vereceğim siz hangisi isterseniz onu kullanabilirsiniz...
Krema ölçüleri tavşan pasta için yani 2 adet kek içindir siz tek pasta yapacaksanız yarım ölçü kullanın:))
Beyaz krema için malzemelerimiz
28 yemek kaşığı şeker
16 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı nişasta
2 kg süt
------------------------------------------------
Kakaolu krema için malzemelerimiz.
28 yemek kaşığı şeker
17 yemek kaşığı un
4 yemek kaşığı kakao
1 kg süt 
1 kg su

Hazırlanışı:
Süt hariç diğer malzemeleri çelik bir tencereye koyuyoruz.
Elimize tel bir çırpıcı alıyoruz.(topak topak olmaması için)
Sütü azar azar ilave ederek, çırpıcıyla da güzelce karıştırarak bütün sütü aynı şekilde döküyoruz..
Ocakta sürekli karıştırarak kaynayana kadar pişiriyoruz.
Sürekli karıştırmak çok önemli...Yoksa dibi tutar hemde topak topak olur...
Daha sonra soğumaya bırakıyoruz. Soğurken kabuk bağlamaması için ara ara karıştırıyoruz.
İyice soğuduktan sonra 1-2 dakika mikserle çırpıyoruz.

Not:kremayla uğraşmak istemiyorum diyorsanız bimde satılan daphne markalı pasta kremasını kullanabilirsiniz.. Tadı gayet güzel evde yapılmış kremaya en yakın krema diyebilirim.. (bende uğraşmak istemediğimde onu kullanıyorum:))))

Üzeri için:
2 paket krem şantiyi üzerindeki tarife göre hazırlayıp buz dolabında 1 saat kadar bekletiyoruz..

Arasına koymak için 4 adet muz 1 paket damla çikolata
Tabi kide siz ne arzu ederseniz koyabilirsiniz....

Evet bütün malzemelerimiz hazır. Pastamızı yapmaya başlayabiliriz...
İlk önce soğuyan keklerimizi yandan ikiye bıçak yardımı ile kesip bölüyoruz....
Keklerimiz yumuşak olsun diye 1 çay bardağı meyve suyuyla fırça yardımı ile ıslatıyoruz..
Meyve suyunuz yoksa 1 yemek kaşığı şekerle karıştırılmış  sütle yada suyla da ıslatabilirsiniz...
Daha sonra üzerine hazırladığımız kremadan spatula yardımı ile sürüp sıvıyoruz. Üzerine 2 adet muzu ince ince dilimleyip yayıyoruz. Damla çikolatada serpiyoruz.
     Kekin diğer kalan yarısını kapatıp kremayla ve spatula yardımıyla güzelce sıvıyoruz...
Diğer kekide aynı şekilde hazırlıyoruz. Buzdolabında en az bir saat bekletiyoruz.
Pastaların bir tanesi dolaptan çıkardıktan sonra kürdan yardımıyla aşağıdaki şekilde çizip bıçakla 
kesiyoruz. Kesilen yerleri kremayla sıvıyoruz. Kulaklarımız ve papyonumuz hazır:)
              Aşağıdaki gibi  ters çevirip aliminyum folyoyla sardığımız fırın tepsimize yerleştiriyoruz...
Daha sonra yine kürdan yardımıyla gözlerini ve ağız kısmını çizip damla çikolatayla dolduruyoruz...

Bir saat önceden hazırladığımız krem şantimizin yarısına  bir çimdikten bile az sarı  toz gıda boyası koyup güzelce karıştırıyoruz. Sıkma torbamıza koyup en üst resimde göründüğü gibi pastamızın genel hatlarına güzelce hafif hafif sıkarak süslüyoruz.

Kalan diğer krem şantiyede yine bir çimdikten az toz pembe gıda boyamızı ilave edip güzelce karıştırıyoruz. Sıkma torbamıza döküp papyon kısmını güzelce sıkarak dolduruyoruz...
Üzerine benim gibi arzu ederseniz pasta süslemelerinden atabilirsiniz..
Pastamızı en az 9-10 saat tercihen 1 gün buz dolabında beklettikten sonra servis edersek daha lezzetli olur. Kolay gelsin...

Afiyet olsun. Sevgiler.....

9 Temmuz 2012 Pazartesi

HAŞHAŞLI KEK...


  Merhaba, herkese mutlu ve sağlıklı bir hafta diliyorum. Bugün sizlere çok güzel bir kek tarifim var. Çay saatleriniz için çok güzel bir lezzet.
Malzemelerimiz:
3 adet yumurta
2 su bardağı şeker
1 su bardapı sıvı yağ
1 su bardağı yoğurt
Yarım su bardağı haş haş tohumu
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı karbonat
Aldığı kadar un






Hazırlanışı:
  • İlk önce yumurta ve şekeri mikserle beş dakika kadar çırpıyoruz.
  • Mikserin uçlarını çıkarıyoruz.
  • Daha sonra sıvıyağ ve yoğurdu ekleyip çıkardığımız uçlarla elimizle çırpıyoruz.
  • Kabartma tozunu karbonatı koyuyoruz.
  • Unu azar azar çok fazla akışkan olmayacak bir kıvama gelene kadar ekliyoruz.
  • Mikser ucuyla elimizle güzelce karıştırıyoruz.
  • En son olarak haş haşları  koyup karıştırıyoruz.
  • Yağlanmış kek kalıbımıza döküyoruz. Kalıptan kolay çıkması için yaptığımız işlemleri buradaki önemli not kısmını okuyup uygulayabilirsiniz. 
  • İlk 40 dakika 150 derecede daha sonraki 10 dakikada 180 derecede fırının kapağını hiç açmadan pişiriyoruz.
  • Pişip pişmediğini anlamak için kürdan batırıyoruz. Kürdan temiz çıkarsa kekimiz pişmiş demektir
  • Piştikten sonra fırından  çıkarıp hemen  servis tabağına  ters çevirip kalıptan çıkarıyoruz.
  • Biraz ılıdıktan sonra dağılmaması için tırtıklı bıçakla kesiyoruz.
Afiyet olsun. Sevgiler...

4 Temmuz 2012 Çarşamba

YOĞURTLU SEMİZOTU SALATASI...

   Merhaba, bütün Müslüman aleminin Berat kandilini kutlarım. Allah bütün dualarınızı(mızı) kabul eder inşallah. Bugün size bizim evde, yaz aylarının  en çok sevilen salatasının tarifini  paylaşacağım...
Yapması çok basit, yemesi sıcak günlerde hem lezzetli hem serinletici..

Malzemelerimiz:
yarım demet semiz otu
1-1,5 su bardağı yoğurt
1 diş sarımsak
tuz.
Üzeri için:2 yemek kaşığı sıvı yağ 1 çay kaşığı pul biber

Hazırlanışı:

  • Semiz  otlarının yapraklarını saplarından ayırıyoruz.
  • Güzelce yıkayıp süzüyoruz.
  • Karıştırma kabımıza alıyoruz.
  • Tuz ve  ezilmiş sarımsağı yoğurdu ilave edip güzelce karıştırıyoruz.
  • Servis tabağımıza alıyoruz.
  • Üzerine kızdırdığımız pul biberli sıvı yağı gezdiriyoruz.
  • Salatamız hazır.
Afiyet olsun. Sevgiler....

2 Temmuz 2012 Pazartesi

SAÇAKLI POĞAÇA...

    Merhaba herkese sağlıklı, mutlu bir hafta diliyorum. Bugün sizlere çok güzel bir poğaça tarifim var.. Tarif sevgili kuzenim Elif 'e ait.. Büyümüşte ablasına poğaça yapmış. İnsanın yedikçe yiyesini getiren bir lezzet. Birinin sizi durdurması lazım. Tarifi cahide&jibek sitesinden almış. Bir güzel de yapmış:)) Bizde afiyetle yedik...


Malzemelerimiz:
Hamuru için:
1 su bardağı yoğurt
2 su bardağı ılık süt
2 adet yumurta
2 yemek kaşığı toz şeker
1 su bardağı sıvı yağ
1 paket kuru maya(42 gr)
1 tatlı kaşığı tuz
8 su bardağı un(unun cinsine göre ilave etmeniz gerekebilir)
Üzerine sürmek için 1 adet yumurta sarısı

Süslemesi için:
kırmızı pul biber
ince ince kıyılmış dereotu
ince ince kıyılmış maydanoz
rendelenmiş kaşar peyniri
İçine koymak için beyaz peynir
dışını sıvamak için labne peyniri

Hazırlanışı:

  • İlk önce sütün içinde kuru mayayı açıyoruz.
  • Sonra diğer malzemelerle kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde ediyoruz.
  • Üzerini nemli bir bezle kapatıp güneşli bir yerde veya fırında yada mikrodalgada kapağını kapatıp mayalanmaya bırakıyoruz. (tabiki de fırını ve mikrodalgayı çalıştırmıyoruz :) )
  • Mayalanan hamurdan iki ceviz büyüklüğünde parçalar alıp elimizde yuvarlıyoruz. 
  • Üzerine yumurta sarısı sürüyoruz.
  • Pişirme kağıdı serdiğimiz veya yağladığımız tepsimize diziyoruz.(10 dakika kadarda tepsi de mayalandırıyoruz)
  • Önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.
  • Pişirip soğuttuktan sonra her bir poğaçanın ortasını yarım kesiyoruz.
  • İçine çatalla ezdiğimiz beyaz peynirden koyuyoruz.
  • Sonra ağız kısmını labne peyniriyle sıvayıp dereotu, pul biber, maydanoz veya rendelenmiş kaşar peynirine bandırıyoruz.
  • Poğaçalarımız hazır..
Afiyet olsun. Sevgiler...